|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
BUGUN 14 NISAN 2002. DUN 13 NISAN KANAT'IN, BUGUN 14 NISAN GAYE'NIN DOGUM GUNU. DOGUM GUNUN DE AILE FOTOGRAFI>>>>>>>
Do you remember a time when...
Decisions were made by going "eeny-meeny-miney-mo." Mistakes were corrected by simply exclaiming, "do over!" "Race issue" meant arguing about who ran the fastest. Money issues were handled by whoever was the banker in "Monopoly." Catching the fireflies could happily occupy an entire evening. It wasn't odd to have two or three "best" friends. Being old referred to anyone over 20. The net on a tennis court was the perfect height to play volleyball and rules didn't matter. The worst thing you could catch from the opposite sex was cooties. It was magic when dad would "remove" his thumb. It was unbelievable that dodgeball wasn't an Olympic event. Having a weapon in school, meant being caught with a slingshot. Nobody was prettier than Mom. Scrapes and bruises were kissed and made better. It was a big deal to finally be tall enough to ride the "big people" rides at the amusement park. Getting a foot of snow was a dream come true. Abilities were discovered because of a "double-dog-dare." Saturday morning cartoons weren't 30-minute ads for action figures. No shopping trip was complete unless a new toy was brought home. "Oly-oly-oxen-free" made perfect sense. Spinning around, getting dizzy and falling down was cause for giggles. The worst embarrassment was being picked last for a team. War was a card game. Water balloons were the ultimate weapon. Baseball cards in the wheel spokes transformed any bike into a motorcycle. Taking drugs meant orange-flavored chewable aspirin. Ice cream was considered a basic food group (and STILL is as far as I am concerned!!). Older siblings were the worst tormentors, but also the fiercest protectors. If you can remember most or all of these, then you have LIVED!!!!
|
 |
BULUT 'LA YER DEGISTIRDIK!
 KANAT, YAGMUR, GAYE, UMUT VE BULUT. GUNLERDEN NISAN 14. YILLARDAN 2002.
UC OGLUM, BIR KIZIM VE BIR DE KARIM.
Biz bunu tercume etmistik:
Dunyayi verelim Cocuklara Yalnizca bir gun icin Birakalim oynasinlar onunla Bir renkli top gibi Birakalim sarkilar soylesinler Yildizlarin icinde Dunyayi verelim Cocuklara Yalnizca bir gun icin Bir buyuk elma gibi Sicak bir ekmek gibi Yalnizca bir gun icin Ac birakmiyalim onlari
Bu da isin ustasinin Turkce kaleme aldigi siir:
Dunyayi verelim cocukara hic degilse bir gunlugune Alli pullu bir balon gibi verelim oynasinlar Oynasinlar turkuler soyleyerek yildizlarin arasinda Dunyayi cocuklara verelim Kocaman bir elma gibi verelim sicak bir ekmek somunu gibi Hic degilse bir gunlugune doysunlar...
.....
Nazim Hikmet'i Turkiye de okumamisiz. Amerika gibi bir yerde, murekkep yalayanlar Ingizcesini gozumuze sokuyor. Donup dolanip Turkcesini buluyoruz.
|
NISSET'IN TORUNU...
 1990 YILINDA KEESLER HAVA USSU LOJMANLARI'NDA OTURDUGUMUZDA NISSET'LE TANISMISTIK. NISSET 1994 YILINDA ESINDEN AYRILDI. BIZIM COCUKLARLA NISSET'IN COCUKLARI IYI ARKADAS OLDULAR. NISSET AGUSTOS 2001'DE TRAFIK KAZASINDA OLDU. OGLU JOE'NUN UC BUCUK AY ONCE BIR OGLU OLDU. ISMI SAHSA. JOE OGLUNU ALIP, EL OPMEYE GETIRMIS.
NISSET'IN TORUNU SAHSA, GAYE ILE. 15 NISAN 2002 |
|
YAGMUR VE ANNESI 14 NISAN 2002
 Yagmur dorduncu sinifa gidiyor. Gaye'nin en yakin arkadasi oldu. Ustteki fotografta gayri ciiddi, yanda ki fotografta ciddi halleri icerisindeler. Gayri Ciidi fotograf dogum gunune ait.
HAPPY BIRTHDAY MOMMY!... |
MISAFIRIMIZ VAR!
 Gokden Gurel Albay ile iki yil (1981-1983) Harp Akademileri'nde birlikte olduk. 1987'de Silahli Kuvvetler Akademisi'nde yine talebeydik... 1990 da Amerika'da, 1992'de Ankara'da beraberdik. Emeklilik dilekcesini ben verdim. Ayni gun emekli olduk.Simdilerde Boeing 737'lerde Kaptan Pilot.
Miami'de ki Oglu Kanat'i gormeye gelmis. Bize de ugradi.
Sayili gun cabuk gecermis!
OCAK 2002. BIZIM EV.
GOKDEN ALBAY, BEN, BULUT GAYE, YAGMUR. |
|
16 KASIM 2001 BULUT NATIONAL HONOR SOCIETY'E SECILDI.
BILOXI LISESI
 Benim zamaninda ne cay, ne de kahve ile pek aram yoktu. Arada bir Veysiyi ziyaret ettigimde, Veysi elektrikli bir kapta su kaynatir, bize kahve yapardi.
Bu kahveye Amerika aliskanligi diyelim. Iki yil once sigarayi birakinca, kahveyi de birakirsin dediler, birakmadik.
Simdi bakiyorumda cogu resimlerde elimde kahve kabi ile gozukuyorum. Demek ki elimizden hic dusurmuyoruz? Bizim TradeMark imiz olmus.
Gecenlerde bazi gazeteleri karisitiriyorum (aslinda karistirmiyorum, surf yapiyorum, tikliyorum.) baktim ki bazi yazarlarimizi cok dikkatli okumama ragmen anliyamiyorum. Yukari da TradeMark lafini kullandik ya, kimbilir kac kisi (zuppeye bak) diyecek. Isin dogrusu, yazmaya devam ederken aklima dogru laf gelmedi. Diyelim ki, elimizde kahve kabi, bizim markamiz oldu.
Televizyonda A THIN RED LINE diye bir filim var. Filimde japonlar Amerikali askere teslim ol dediler. Bulut sordu. Baba sence ne yapmasi lazim? Teslim olmasi, dedim. Aklima Piyade Okulunda bir Ogretmen Subayin anlattigi Kibris Harekati ile ilgili bir oyku geldi: Esir almislar. Esirlerin elleri havada bekliyor. Bizim subay bir elinde makinali tabanca, diger eliyle esirlerin uzerlerini ariyor. Uzeri aranan esirlerden biri aniden geriye sicrayinca, zaten heyecan ve korkudan eli ayagi titriyen bizim komutan da gayri ihtiyari tetige basiyor? Sonrasinda anliyor ki, uzerini aradigi esir, gidiklanmis! Bence bu ogretmenimiz olan biteni cok ciplak, cok net, hic bir sey katmadan anlatiyordu.
Savasin adi bile soguk.
Bizim tayyareler Yesilkoy de bekliyorlar. Silah yuklu. Pilotlar icinde. Abimi ziyarete gittim. Ben de harbiye talebesiyim. Bir ay sonra subay cikacagim. Izin verdiler. Tayyarenin arkasina gecip oturdum. Abimle oyle konusuyoruz. O ara bir patirdi, gurultu. Ortalik karisti. Ben ucagin icinde oylesine dona kaldim. Sonrasinda abime sordum. Ne olacakti, hadi deselerdi? Benim ucaktan inmeme bile vakit olmayacakti? Abim gulerek, sen de bizimle geliyordun dedi.
Olur muydu, olmaz miydi? ama bir dusunun. Tayyarenin arka koltugunda, kola kravatli uniformasi ile bir harbiyeli, parasutu bile olmayan bir demir koltuga bagli savasa gidiyor. Hikayemize devam edelim. Bizim ucagi vuruyorlar. Abim arkada kardasi var, atliyamiyor. Goturuyor ucagi bir yere, dusman ellerine indiriyor. Bizi esir aliyorlar. Ucagin arkasindan sapkasi kolunun altinda, kravatli, kordonlu bir harbiye talebesi iniyor.
Haberi ogrenen bizim gazeteleri dusunun. Eline mecini alan harbiyeli, yurudu dusman ustune!
Genc Kemal dedigin, kucucuk bir usak. Beline baglamis ibrisim kusak. Allah allah diye gecti. Genc Kemal, hey, hey.
Isin dogrusu, harbiye de, belimizde altin kaplamaymis gibi kilifi olan kucuk kilic (Mec) tasirdik. Kusaklarida ibrisim gibiydi. Biz bu meclerle yururken cangur cungur ses verirdi. Bir keresinde guzel bir cift siyah gozun arkasina dusmustuk. Bir kere bile olsun donup geri bakmiyor. Sonradan uyandik. Geri bakmasina gerek yok. Arkasindan gittigimiz, bizden cikan tingir mingir seslerden bellidir. Hemen meci tuttum. Bizim tingirtimiz kesildi. Aninda donup geri bakti!
Birbirimize gulumsedik... |
BIZIM SARKIMIZ...
Hatirliyormusun... Gokcebostan daki evi tahta merdiven iki oda bir sofa su sokakta obur yanda sogukta karla sicakta bokumuzla oynadigimizi babanin zerzeyi calisini tahta merdivenin civilerini kirdigimiz kafalari talatin bagirtisini sabahlara kadar sallanan salincagin gicirtisini sagir hasan tarlasinda top oynayanlari seyredisimizi agabeyin cesme basi dayagini yataginin basinda sigara tutturen misafiri seher teyzeleri
yirik'i
osman amcalarin zeki'yi
guzelim leman ogretmeni
sana verdigi kumbaralari
okulun ilk gunu bahcede oynayan cocuklari
merdivenden kayarken kirdigin kafani
basina ekmek cigneyip koyan ogretmeni
pasparlak rapunzel kitabinin bembeyaz kapagini
yuzparaya aldigin buskuvit arasi lokumu
eve getirdigin itleri
duran efendinin evini
bahcede agabeyle hortum dogusunu
saffetin anandan cikisini!
ziyan olmasin diye kardasin ignesini yiyisini
bedava lokum icin sigara icisini
ilk okul ucu
sivasin ayazinda agladigini
sonra
kaleardi mahallesini
muzeyyenleri
evcilik oyunlarini
aliriza larla okuma yarisini
ogretmen mehmet bey'i
dindersinde camideki uygulama egitimini
eve gelen gidenleri
mubasirin hastaligini
selcuk ortaokulu
okuldan kactigini
sinema teksas tommiks icin hasta babanin maasini ic ettigini
babaanneye ayakkabi calarken suc ustu yakalandigini
bursayi
sattiginiz karpuzlari
guzel gelini
abdurrahman abinin koyunu
seftalinin sularini
ovayi
67 evleri
sifir abdullahi
gozluk fizikciyi
artist biyoloji ogretmenini
cimlastik dersinde kazara eline gelen ilk gogusleri
ankarayi
sivas lisesini
sayitler, avniler, hasanlari
mahalle maclarini
cerkez savaslari,
ates'in guzel ablasini
sahane horozu
arkasindan yas tuttugumuz tarzanimizi
babamin ruyasina giren kecimizi
komsu cocuklari ile bedeva tren seyahatlerini
bindir bir oynarken kenana yaptiklarini
akan kanlari
ana dayagini
yokus yukari eve yuruyen babani
kis gunu destigin soguk su tuzaklarini
don nehri sakin akar
anna karanina diye
sokaklarda dolastigini
dayak yeme ugruna aldigin ince memedi
butun gece aileye ince memed okudugunu
harbiyeyi
subayligi
ve
kisin sogunda kipkirmizi olmus
burusuk
avuclarinin icine sigacak kadar kucuk
ilk cocugunu
legende yikadigini
Hatirlar misin?
daha yas yirmi dort.
|
|
BIR REKLAM:Katip'in katipligi bitti. Yasi elli kusurlara geldi. Issiz ve gucsuzdur. Bu sitede oykuler yazar. Katip'in oglu da katip olmaya ozendi. 1990 yilindan bu gune Amerika'da yasadiklarimizi kaleme aldi. Turkce anlattik olmuyor diye Ingilizce yazdi. Kitabin adi "America Hates Me But I Still Lover Her!" ve Three Lions Roar, Yazarin adi: Umut Ozturkwww.amazon.comwww.amazon.dewww.amazon.cawww.barnesandnoble.comsitelerinde satiliyor. On kusur dolar. On kusur Yeni Turk Lirasi. Ingilizce bilmiyorum bahanesi ile almamazlik etmeyin! Ese, dosta, tanidiga, akrabaya hediye edersiniz. Sokakta gordugunuz, Alamana, Ingilize, Fransiza, Danimarkaliya, Kanadaliya, Amerikaliya, Japona verir, "bu da bizim hikayemiz!" dersiniz. Okurlar...Bir not daha: Iki kitabimiz daha var. Biri, Amerikan Hapishanesindeki bir Turk'un 30 gunluk notlari, digeri, Kumarbaz!Simdilik bunlari bastiramadik...Olmadi, bir kutuphaneye hibe edersiniz.Hem Ingilizce bilmiyorum, hem de kitabi tutarim, diyorsaniz, o da olur. Bu sitede ki oykulerimizi bilgisayariniz da basip, Umut'un kitabinin aralarina koyup okuyabilirsiniz!Sizi kitabi almaya hala ikna mi edemedim?Elden ne gelir!Siz oykulerimizi okumaya devam edin...
|
|