|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sivas'in Zara kazasi, Danisik Koyu'nden Nuri Ozturk ve Fatma Ozturk un ogullari Huseyin Ozturk'un (Mubasir Huseyin) Hatice'den Olma ve Hayatta Olan Cocuklari ni tanitalim:
Ismet Ozturk, 1964 Hava Harp Okulu ve Hava Harp Akademisi, Italya NATO Kurmay Koleji Mezunu, E. Hava Pilot Kurmay Albay. Hava Harp Akademisi Ogretim Uyesi, Kesif Filosu Komutani, Cigli 2 nci Ana jet Us Komutani Ucus Grup Komutani gorevlerinde bulundu. Esi Yurdanur'dan bir kizi var: Pinar.
Turkan Ozturk, 1947 dogumlu. Kemal Arslan'la olan evliliginden bir kizi var: Banu. Banu Tip Doktoru. kendisi gibi Tip Doktoru olan esinden bir oglu oldu.Ablamin torunu, anamin torununu oglu. Ismi Sarp. Kasim 2002 itibari ile onbir aylik. 7 aylikken yurumeye baslamis. Anam diyor ki, Sarpla oynarken gah Ismetim, gah Kenanim, gah Talatim, gah Kemalim diye seviyorum...
Mustafa Kemal Ozturk, Sivas 1953 dogumlu. 1974 Hava Harp Okulu ve K.K.K. Piyade Okulu, 1983 Hava Harp Akademisi mezunu. E. Hava Piyade Kurmay Yarbay. Hava Harp Okulu Ogrenci Boluk Komutanligi, Hava Er Egitim Tugay Komutanligi Harekat Subayi, 4 ncu Tabur Komutani, ABD NATO Mubadele Subayi, Hava Kuvvetleri Komutanligi Guvenlik Sube Muduru gorevlerinde bulundu. Esi Gaye'den 3 oglu ve bir kizi var: Umut, Kanat, Bulut ve Yagmur.
Mehmet Nuri Ozturk, 1956 dogumlu. Istanbul Hukuk Fakultesi Mezunu. Burdur Hakimi, Duzce Agir Ceza Mahkemesi Baskani gorevlerinde bulundu. Halen Ankara Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi. Ailesi ve yakin cevresi tarafindan KENAN olarak bilinir. Esi Gulber'den iki cocuklari var: Huseyin Firat ve Hatice.
Talat Ozturk, 1958 dogumlu. Istanbul Siyasi Bilimler Fakultesi Mezunu. Esi Mukaddes'ten olma Selin isimli bir kizlari var.
Saffet Nezihi Ozturk, 1961 dogumlu. Acik Ogretim Fakultesi Mezunu. Evli. Esinin ismi Juddy. Coculari yok. Yegenlerini sevmeyi tercih ediyor.
YANDA KI FOTOGRAF: Kale Ardi Mahallesi. 1963. Mubasir Huseyin'in kizi Turkan, Karisi Hatice, Mubasir Huseyin'in kendisi Ogullari Kemal, Talat, Kenan, Saffet
Bu fotografta buyuk oglu Ismet yok. Fotografin cekildigi siralar Izmir'de okuyor.
|
 |
 Eylul 1972. Ismet ve Yurdanur. ................
Yil 1971 yili. Hava Harp Okulu sinavlarini kazandim. Temel Askerlik Egitimindeyiz. Annemle babam ziyaretime geldiler. Izmir de abimi ziyarete gitmislerdi. Annem haberi verdi. Abin evleniyor. Zor is. Abimin nasil iki kadin arasinda kaldigini bilemedin 7 yil sonra anladik. Biriyle beraber olmak icin oburune az zaman ayirirsin. Birisi ile beraberken oburu ile olamadigin icin rahatsizlik duyarsin. Seni sevdigine inandigin iki kadinin neden birbirlerinden haz etmediklerini anlayamazsin.
Sonralari Alanya ya gittigimizde, kardaslarla sohbet ederdik. Anlayamazlardi?
Daha daha sonra Kenan evlendi. Anladi. Sevdigi iki kadin arasinda belki de en cok cirpinan o oldu. Ruzgara tutulmus yaprak gibi suruklendi. Bir oraya, bir buraya.
Son on yildir ben anami gormem. Goremem. Agabeyim belki de 15 yildir gormemistir. Talat evlendi evleneli anam evlerini gorememistir. Saffetin karisinin ismini bilir, kendisini bilmez. Anam artik durmus durulmus, 80 yaslarinda bir koca kari olmustur.
Anam 1971 yilinda herhalde 48 yaslarindaydi. Gaye'nin simdiki yillarinda. Anam 48, agabeyim diyelim 30, ben 18, Kenan 15, Talat 13, Saffet 11 yasindaydilar.
Dunya gunesin ve kendi etrafinda cilginlar gibi kostururken, aslinda bir yere varamiyor. Kuyudan su ceken essek veya harmanda ki okuzler gibi habire ayni yerde dolaniyor. Bir yere ulastigi yok. Habire ayni telden calip, ayni yerlerde dem vuruyor.
Bizim hayatimiz gibi.
Savaslar bitmiyor. Olumler bitmiyor. Depremler bitmiyor. Acilar, neseler hep ayni. Kiskancliklarda.
Gaye 48 yasinda. Umut 25. Kanat 24. Bulut 18. Yagmur 11. Gaye Umutla ilgili dertlerini, simdilik dertsiz Bulut'a, Yagmur'a anlatiyor. Ben onlari okuttum, buyuttum...
Gulumsuyor musunuz? Oh olsun mu, diyorsunuz? Iciniz mi burkuluyor? Kahir mi ediyorsunuz? Neler hissediyorsunuz bilemem. Ama bildigim bir sey vardir. Dunya habire yerinde donuyor. Siz de onunla. Bir yerlere gidip, birseyler yapip, bu donusu degistireceginizi sanmayin.
Sizin de donup dolasip, ayni yere geleceginiz gunler yakindir.
Biz biraz erken vardik.
Mayis 5, 2003
|
GECMIS OLSUN!
 Kenan. Daha Sonra Hakim. 1979, Alanya.
BUGUN NAILE TELEFON ETTI. HAKIM BEY'IN KALP DAMARLARINDAN BIRISI TIKANMIS. GOGSUNU ACMISLAR. HABERMIZ OLMADI? 2002 YILINDA, HABERLESME CAGINDA, KARDESIMIZIN AMELIYAT OLDUGUNU DUYMADIK? KIZGINIM.
KIZGINIM KENDIME!
11 NISAN 2002, SAAT 2:42 OGLEDEN SONRA
|
|
 Sivas, 67 Evler. Pilot Usttegmen Ismet, Elif Yenge, 1nci Asliye Hukuk Mahkemesi Mubasiri Huseyin, Hatice, Kucuk Ferahnaz. Yil 1968 veya 69
BE REDI REIN! Bundan 60 yil sonra benim guzel kizimin etrafinda ne anne, ne baba, belki de agabeyleri olmayacak.
Sabah bu sikintiyla uyandim. Bebegim yapayalniz. O na kim bakacak? Kim yemegini onune koyacak? Kim kucaklayip yatagina goturecek? Kim yatmadan once disini fircala diyecek?
Zaman tuneli. Tunelin icerisinden gecerken tuylerimizin renginden, uzuntulerimize, ozlemden, korkulara hersey degisiyor. Benim kizimin annesi icin de bundan kirk yil once annesinin, babaanesinin yuregi ayni mi atiyordu? Soruya ne hacet?
Okuldan geldigimizde soguktan donmus ayaklarimizin sizinsindan aglarken anamiz ayaklarimizi avuclarinin arasina alir, ovalardi. Simdi gecer, simdi, diye. Anamin aklina gelir miydi, soguktan aglayan kucuk oglu, gun gelecek, yad ellerde, kucuk kizi icin uzulecek?
Gelirdi. Gelirdi. Ama soylemezdi. Seslenmezdi. Belki de konusmak bile istemezdi. 50 yil sonrasi icin.
Bizim buyuk oglan Universiteyi 2000 yilinda bitirdi. Ne yapmayi dusunuyorsun, diye sordugumda, hic birsey, demisti. Kucuk kardeslerim buyurken onlarin yaninda olmak istiyorum. Onlari izlemeyi kacirmak istemiyorum. Vay anasini!
Bulut kaleci iken Umut Bulutun kocuydu. Forvetken, hem Umut, hem Kanat koctu. Hepsinde de bogazimizi yirtacak kadar bagirmisiz. Iyi de yapmisiz. Bulutu buyuttuk. Simdi o kiz kardesine kocluk yapip, bogazini yirtiyor.
Evet, evet. Kucuk kizimiz, bundan altmis yil sonrasinda yanliz olmayacak. Kendi kucuk torunlarinin maclarina gidecek, bogazi yirtilircasina kadar bagiracak. Luk et di bal. Bal iz kaming. Go. Go. Hasil. Hasil. Diye cigiracak.
Bir ara kendi Anasinin o aksanli, ince, tiz, icten, aglamakli, heyecanli, utangac, titreyen sesi ile Ingilizce, Turkce cigirisini hatirlayacak. Mamisinin sesi kulaklarinda cinlayacak:
"Be redi rein!"
21 Aralik 2002, Biloxi
|
 Mubasirin Torunlari Umut ve Kanat Babalari ile Baglarbasi, Istanbul 1981
Birdenbire Her sey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gun isigi yere; Gokyuzu birdenbire oldu; Mavi birdenbire. Hersey birdenbire oldu; Birdenbire tutmeye basladi duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemis birdenbire oldu. Birdenbire, Birdenbire, Her sey birdenbire oldu. Kiz birdenbire, oglan birdenbire; Yollar, kirlar, kediler, insanlar...
Ask birdenbire oldu,
Sevinc birdenbire.
* * *
Ve birdenbire;
Yil 2003 oldu.
Darisi 2004 un basina.
SIIR: ORHAN VELI
2003 DUZENLEMESI: CAN KIRAC
|
|

Anamin bu fotografi 1990 yilinda Kutahya da cekilmisti. Pasaport icin. En yukarida ki fotograf 1963 olduguna gore, 1963 den 1990 a kadarini biliriz. 1990 dan sonraki halini bilmeyiz.
Bizim yaptigimiz da halt yemek.
............................. Burada bir muz hikayemiz vardi. Ne oldu ise, bir yanlislik yaptik, silindi. Belki bilmiyorsunuz, bu sitede yaptigimiz, yazdigimiz her sey amatorce. Aylik iki dolar gibi bir para oduyorum. Sirf reklam almasinlar diye. Fotograflar, yazilar ve tabi ki anilar bazen kaybolup, gidebiliyor. Bilgisayarinizda yoksa Adobe okuyucusu alip, bu siteyi kaydedebilirsiniz.
............................. Babam birgun eve elinde garip bir kocanla gelmisti. Yeslimsi, sarimsi seyler soguktan sismis bir elin parmaklarina benziyordu. Babam her parmagi ikiye bolup verdi. Pahali, dedi. Cok pahali. Tadimlik.
Biz muzu o zaman tattik. Agzimizda buruk bir tat birakti. Ne oldugunu, neye benzedigini, lezzetli mi, lezzetsiz mi oldugunu anlayamadik. Sevip, sevmedigimizi bilemedik.
Biz muzu, Kestelli oldugumuzda ogrendik. Kestelli iken dalindan yiyip, sevdik.
UCUZ ETIN TIRIDI YENMEZ! Yukarida anamin resmini goremiyorsaniz, nedeni bu. Bu site icin verdigimiz para ayda iki bilemedin uc dolar, oyle olunca da bilmem ne nedenle fotofrafi goremiyorsunuz!
Aslinda et ucuz da, pahali da olsa, illa ki tiridine ekmek dograyacaktik! 67 evlerde kasapdan kemik alirdik. Annem, aman oglum kemikler cok guzel, diye elimizden alir, bize kaynatirdi. Tiridine ekmek dograyip yerdik. Tarzana da ekmek dograyip, ustune tiridi gezdirirdik. Aslinda bizim Tarzan ve biz son uc numara ayni etin-kemigin tiridi ile buyumusuzdur.
Sabah kahvaltilarinda da, Tarzanlarimiza ayni kahvaltiyi vermisizdir. Ekmek uzerine biraz beyaz peynir gezdirmisizdir. Onun ustune de, sekerli cay. Bazen cay bulamazsak, sekerli sicak su gezdirirdik. Tarzan cay olmadigini bilirdi, ama halden de anlardi. Bilirdi ki ayirim yapmayiz. Sofra da yoksa, Tarzana da yoktur.
Resmi gorduyseniz, mesele yok. Goremiyorsaniz bu tirid hikayesi ile idare edeceksiniz artik.
13 Haziran 2003
SAHANE HOROZ Bizim kopeklerimizin hepsinin adi Tarzan oldu. Tarzanlari anlatirken, 67 evlerde ki siyah tarzan, Alibabada ki Mavi gozlu Tarzan, Sivasli Tarzan, Alanyali Tarzan, diye anlatiriz.
En son Tarzanimiza Alanya'da otobus carpti. 67 Evlerde ki Tarzanimiz oldugunde gogsumde ilk defa o gun, o anlatamiyacaginiz agri-sikinti saplanmisti. Olumun caresizligini ilk 67 evlerde ki Tarzan dan ogrenmistik. Yuregimiz kalkmis, sevdigimiz gitmis, caresiz ortalikta kaldigimizi hissetmistik. Tarzansiz bir dunyaya nasil tahammul edebilecegimizi bir turlu kestirememistik.
Tarzanlardan daha cok, birlikte yasadigimiz bir de horozumuz var. Sahane Horoz. Sekiz mi, dokuz mu yil birlikte olduk. Kenan dogrusunu bilir.
Bursa'da Kenan dort mu, bes mi legorin civciz aldi. Evde buyuttu. Balkonda. Ara sira iceri girip sictiklari, anamin kavga dogus ortaligi temizledigi olurdu. Sivasa dondugumuzde bunlarida yanimiza aldik. Biri horoz, digerleri tavuk olmustu. Kirmizi ibikli, bembeyaz bir horoz. Her Tavugunda bir ismi vardi. Sari Guvercin? Sari kiz? Kenan hepsinin dogrusunu hatirliyordur. Kizlarimizin ismini unutmusum ama oglumuz cok uzun yasadigi icin onun ismini unutmamiz mumkun degil. Sahane Horoz.
Bursa'dan Dumlupinar Mahallesi'ne, Oradan 67 evlere kadar Sahane Horoz bizimle tasindi durdu. Bence en mutlu oldugu yer bahcesi olan 67 evlerde ki evimizdi. Sahane Horoz'un mahmuzlari da o kadar uzamisti ki, vallahi buyuk kucuk herkesi korkuturdu. Niye mi? Kopek gibi, bahcemize kimseyi sokmazdi. Bizim Kenan, Sahane Horoz'u ile gidik gidik diye konusur, yine onu ayni dilden yanina cagirirdi.
Tabiki, Sahane Horoz'un olumu de, her sevgili gibi, oncelikle Kenan'da, sonra diger biz cocuklarda, ama anam babam dahil hepiz de, derin bir yara birakti.
Yas elli. Sahane horuzun, kanatlarini yerlerde surterek, kasila kasila, o magrur erkek havasi ile bizi karsilamasi resim gibi gozlerimizin onunde.
Ben o resmi hala goruyorum da, namuzsuzu size aktaramiyorum.
...
FOTO: Anam Hatice kucuk oglu Saffet'in evinde. Geri planda Gelin Judy. Minneapolis, 4307 Abbott Ave. S. Kasim 2003
FOTO: Anam. Torunu Selin. En Kucukten bir buyuk oglu Talat. Talat'in evinde. Mukaddes kapinin arkasinda saklaniyor. Kasim 2003, Minneapolis
|
 16 Agustos 1976 Anitkabir Yanimda ki Denizci Subay Azim Abi .....................
Basta kavak yelleri estigi gunler hani? Bekledigim nes eler, serefler, unler hani? Aradigim sevgili, sanli dugunler hani? Servi gibi umitler dondu birer igdeye Gecti Bor un pazari sur essegi Nigde ye.
Sen de varsa bir cevher, onu herkes ne bilsin? Kimler boyle zugurdun huzurunda egilsin? Suslu bir dairede mudur bile degilsin. Ne cikar ogrenmissin, mesahayi 'pi' diye Gecti Bor un pazari sur essegi Nigde'ye.
Ramdar Rahmi
DUNDEN BERI AILECE NE YAPTIK?
Dun ne yapmistik? Ne yapip, ne ettigimizi bile hatirlayamadigimiz gunler o kadar fazla ki hatirladiklarimiz sayili. Hatirladigimiz gunleri yalnizca omurden saysak, hic yasamamis gibi olacagiz.
Dun utuden cikan buhar sesleriyle uyandim. Fis-fos. Sonra Bulut'u anasinin uyandirdigini duydum. Sabah provaya gidecek. Provaya katilmayanlar, ogleden sonraki torene de katilamiyorlar. Sanki askeriye. Bulut gitti. Geldi. Saat bir de ben cikarim dedi. O cikmadan anasinin derdi onunla fotograf cektirmek. Hani o uzun cubbeler var ya. Onlarla. Diger iki oglanla cubbeli resmi yok diye hayiflanip duruyordu. Evde bir telas. Umut'un arkadaslari girdi cikti. Haruka var ya? Haruka da bu yil mezun ama, onun bitirdigi lise, mubadele ogrencilerini torene bile almiyormus. Haruka'ya bizim oglanin cubbesini giydirip, fotograf cektirdiler. Isin dogrusu, biz once Haruka'yi mezun ettik. Bulut bir huysuz. Disari cikip, apartmanin onunde cubbeyle fotograf cektirmem diye tutturdu. Yapma, etme? Bizim babamiz da, aman ne olur resmi bir etrafta dolasin derdi. Yok, olmaz. Donduk dolastik, ayni yere geldik. Demistik ya? Aslinda bir yere gittigimiz yok diye.
Bulut'u bire dogru Punit aldi. Punit'in ana babasi Hindistanli. Adamin birkac oteli var. Saray gibi bir evde oturuyorlar. Bu Hindistanlilar Hindistandan gelirken yuklu bir parayla mi geliyorlar dersiniz? Hindistan fakir olmasina fakir de, bir kusur milyar nufusu olan ulkeden zengini de cikiyor!
Bulut gitti. Bizim kari aman corabim kacti, dedi. Corapsiz git. Olmaz. Ana kiz kosa kosa, corap almaya gittiler. Umut, Derik, Haruka, Kanat, Adam da onceden gitmislerdi. Torenin baslamasina yirmibes dakika kala ben evde yalniz kaldim. Toren bize yakin bir yerde. Mississippi Gulf Coast Coliesum dedikleri kapali bir salon. Bu coliseum lafi herhalde, Romalilarin koleyzumundan geliyor. 15 bin kisilik bir yer. Kari gelir de, 15 dakika kala cikarsak yetisiriz de, yer bulur muyuz?
Kravatimizi taktik. Gaye tayyorunu giydi. Yagmur da o meshur beyaz elbisesini. Biz salona girdigimizde, ogrenciler muzikle yerlerini aliyorlardi. Bulut'u gorecegimiz bir yer bulduk. Sahnenin arkasi gibi ama, yuksekce bir yer. Bulut da on sirada. Yerimizden sikayetci olmadik.
Biz oturdugumuz yerden sahnenin arkasini da goruyoruz. Bir zenci herif ogluna bir yerlerden cubbe getirip, giydirdi. Arkada bekliyen Bulut'un tenis kocuna bir seyler dedi. O herhalde olmaz dedi. Oglunu perdelerin arkasindan sahneye itti. Oglan diploma alanlarin arasinda siraya girdi. Polis gelip, cikartti. Biraz yuhalama ama is kapandi. Hayir, kapanmadi. Zenci adam oglunu bir daha zorla siraya sokmak istedi. Polisler zenciyi kelepceleyip, goturduler. Bizim kari, cigliklar atarak bagirdi. Birakin cocugu, diye. Illa mazlumun yaninda olacagiz!
Aksam isi Bulut'tan ogrendik. O cocuk sabah ki provaya katilmamismis! Tek neden! Diplomasini alacak ama, torenle degil!
Aksam sinemaya gittiler. Umut ve Bulut erken geldi. Bulut'un uykusu gelmis. Epeyce gecikerek Kanat geldi. Elinde Haruka'nin kaldigi ciftlikten uc yumurta. Bunlardan civciv cikartmaya karar vermis. Gecenin birinde valmarta gidip, kutu, lamba, termometre aldi. Baktim herif ciddi. Oglum bu kadar paran varsa bize ver! Civcivler den vazgecmedi ama, bizim lafimiza karsilik bugun getirip, yirmi dolar verdi!
Gece gec yattim. Gogsumde bir agri uyandim. Kramp gibi. Gecer diye bekledim. Gecti ama bizi de uyandirdi. Gecenlerde Kiris diye bir oglanin babasi uykusunda gitmis. Bana benim oglanlar sormuslardi. Aci cekmis midir, diye. Herhalde demistim. Ama simdi eminim. Cekmistir. Aci cekmistir ama, kimse aci cektigini bilememis, gorememistir. Keske uzun surmemis olsa!
Bugun Sultan halami aradim. Halan burada, dedi. Halami aradik, halan burada. Anlamadim. Fadime Halan burda, dedi. Selam soyleyin, dedim. Gaye telefonu elimden kapti. Ben sizi severdim de....
Guya biz konusacaktik? Emmime selam bile soyleyemedim.
Umut'un takimi (bu sefer secme takim) 28 Haziranda finalde oynayacak. Bugun bir antreman maclari var. Biraz once gittiler. Kiz ben de sizinle gelebilir miyim, diye sordu. Evet, dediler. Kiz ciglik cigliga. Ilk defa evet dediniz!
Gaye yerleri silip oyle mi banyo yapayim, dedi. Evet, dedim. Banyo yapacak, maca gidecegiz.
Bakin yasadigimizi yazmaya kalkinca, yazmayla bitmiyor? Daha saat aksam uzeri 5!
9 Haziran 2003
|
|
|
|